23/2/2007 - Siz Hiç Dost Oldunuz Mu ... ?
Hic dostunuz oldu mu? Sizi sizden cok dusunen, sizi kendinden cok dusunen bir dostunuz? El feneriniz gibi yolunuz karardiginda aydinlatan, Kafaniz karistiginda sizi sarsmaya tereddut etmeyen, Sizi sizden iyi taniyan biri.Koltuk degneginiz gibi, Dustugunuzde dayanip ayaga kalkabileceginiz, Sorunlar ne kadar buyuk olursa olsun vazgecmenize izin vermeyen biri oldu mu? Gecenin bir yarisi arayip " Cabuk buraya gel "dediginizde Hicbir soru sormadan yaniniza kosan, Veya yogun bir gunun ortasinda "Sana ihtiyacim var" dediginizde Saatlerce araba kullanip yardiminiza gelen biri oldu mu? Yureginize aci oturdugunda Hickiriklarinizi dizlerine gomdugunuz, Baska bir yerde olmayi tercih ederken Sabahlara dek sizinle olan, Tekrar tekrar kapisini ayni sorunlarla caldiginizda "Yine mi?" demeden sizi iceri davet eden, Siz yorulana dek sizi dinleyen, Yuregi yureginize yaslandiginda, Yureginiz huzur dolan bir dostunuz oldu mu? Eliniz, kolunuz, yureginiz gibi, Vazgecemeyeceginiz bir parcaniz gibi bir dostunuz oldu mu? Uzuntunuzu paylastigi kadar sevincinizi de paylasan, Yaninda kendiniz olabildiginiz, En cilgin, en siradisi fikirlerinizi soyleyebildiginiz, Yargilamayan, suclamayan, kucumsemeyen, Anlamak icin caba harcayan, Ama anlamasa da arkanizda olan biri oldu mu? Guvendiginiz, En mahrem sirlarinizi tereddutsuz paylastiginiz, Yureginizin en kuytu, karanlik koselerinde dolasmis olmasina ragmen Hala dostunuz olmaya devam eden, Sinir bozucu huylariniza ragmen sizi seven bir dostunuz oldu mu? Bir bakisinizdan aklinizdan gecenleri okuyan, Siz "ak" diye tutturdugunuzda, "kara"yi kastetdiginizi anlayan, Ortadan kayboldugunuzda sizi nerede bulacagini bilen, Icinize kapanip kimseye kapiyi acmadiginizda, Siz acana kadar evinizin kapisini calan, Kacamadiginiz, gizlenemediginiz, Sizin hakkinizda sizden cok sey bilen biri oldu mu? Ne olursa olsun, Araniza "hickimsenin" giremeyecegini bildiginiz, Hakkinizda ne soylerlerse soylesinler, Sadece sizin soylediklerinize kayitsiz sartsiz inanan, Kavga ederek ayrildiginizda, Hakli olsa bile ozur dilemek icin sizinle yarisan, Dostlugun sozlesmesini bir kucakla yaptiginiz, Ve sozlesmenin kurallarina sonuna dek sadik kaldiginiz oldu mu hic? Okyanuslar asmis bir mektupta "En has arkadasin" imzasini okudugunuzda aglayacak kadar ozlediginiz, Telefonda sesini duydugunuzda, Gununuzun daha iyi gectigi oldu mu? Ne kadar yogun olursaniz olun, Cikip geldigine sevindiginiz, Varligi sizi asla rahatsiz etmeyen, Oysa yoklugu bazen katlanilmaz olan bir dostunuz oldu mu? Niyetinden asla suphe etmediginiz bir dostunuz oldu mu? Telefonlarinizi acmadiginda, telefonunun calmadigini bildiginiz, Gelicem deyip gelmediginde, yolda kaldigini, Bu kiyafet sana yakismadi dediginde, Aslinda guzel gorunmenizi istedigini, Duymak istemediginiz seyler soylediginde, Sizin kadar aci cektigini, ama yine de dogrulari soyledigini bildiginiz biri? Sizi sizden baska hickimseyle tartismayan, Sizinle tartistiginda ise lafi evirip cevirmeyen , Ne yaparsa yapsin, ne soylerse soylesin, Sizi asla incitmeyen, Ama yeni dogmus bir bebegi kucaginiza aldiginizda korktugunuz kadar Incinmekten korktugunuz bir dostunuz oldu mu? Zaman, mekan ve yasananlar ne olursa olsun, Onune "eski" sifati koymadiginiz bir dost'unuz oldu mu hic?
SIZ HIC DOST OLDUNUZ MU...?
|
|
Yorum yaz!
|
2007-07-13 13:09:11 - ist |
| Yazan: isimsiz |
İKİ YÜZLÜ MELEKLER
sayende sayeban olduk İstanbul şehri
sayende sebil olduk aç kaldık sefil olduk
yıldızlar dem çekti güvercinler gibi başucumuzda
ve yaktı perişan eyledi sine-i sad-paremizi
saplanıp hançer misali bir hilal
sokaklar serseri biz serseri
yüksekkaldırım’da
bir cezayir şarkısını dile getirdi plaklar
cadde-i kebir: bütün ışıklarını yakmış bir gemidir
sinemalar nerdeyse boşalacaklar
vay anam vay
sen ne dersin İstanbul
sen garip bir şair olsan söyle ne halt edersin
kimin gücü yeterse kahretsin pazarlığı
sefalet akıyor gürül gürül sokaklardan
yol üstünde bir şehvet çarşısı tıklım tıklım
yol üstünde sevda pazarlığı aşk pazarlığı
kurtulmadık gitti bu denlü kepaze hayattan
hep böyle gecelerin koynunda yaşadık
geceler serseri biz serseri
karakoldaki aynada safran gibi kirli yüzümüz
gözlerimiz hasta gözleri ellerimiz hasta elleri
kırılmış kavala dönmüşüz
sen söyle serseriler kıralı İstanbul
sen söyle iki gözüm
hangi merhem çaredir şu bizim yaramıza
yel üfürdü su götürdü gençliğimizi
elimiz boşa geldi meydanlarda kaldık
meydanlar serseri biz serseri
sağımız sefalet solumuz ölüm
işte geldik gidiyoruz
kahrolasın
kahrolasın İstanbul şehri
ATİLLA İLHAN
|
| Bağlantı |
2007-07-11 11:02:21 - :( |
| Yazan: xxxxxx |
BEN çok özlüyorum sevdiğimi
hergece siyaha bürünen gökyüzüne bakıyorum
yıldıları izliyorum kayan yıldız yakalamaya çalışıyorum neden biliyomusun..........
bana sevdiğimi geri getirsin diye çünkü....
BEN çok özlüyorum sevdiğimi
o gitti ... uzaklara dönüşü olmayan bir yerde
beni bıraktı aldığı her nefesten mahrum etti....beni... hayır o ölmedi yaşıyo ve hayatta...
onun gömülü olduğu yer benim kalbim ama nasılsa ben halen onu seviyorum
o..... benim sevdiğim....
BEN çok özlüyorum sevdiğimi...
BANA geri gelebilsen.....
biz birbirimizden kaçtık...sevgimizi kaybetmekten korktuk...
kendimize acıların ise böyleliklen büyüğünü yaşattık ama.....
o benim yine sevdiğim sonsuza kadar...... ben onla varım
BEN çok özlüyorum sevdiğimi
(kavuşamayacak olsak bile meçhul sevgiliye....)
|
| Bağlantı |
2007-05-10 23:05:43 - Merhaba |
| Yazan: huznunyuzueylul |
| Hiçbir yerde bulunmayan bir gökyüzü var bu şehrin tavanında... Gece mavisi karışıyor düşlerimin tam ortasına... Hangi gökyüzü böylesine mavidir geceleri, Hangi rüzgar gezdirir saçlarımda imbatın tatlı esintisini... Hangi denizin dalgaları ninni olur uykularıma... Hangi parfüm taşır içinde leylak, yasemen, papatya, nergis, sümbül, manolya ve güllerin en güzelini... Yine martılar eşlik ediyor geceme ve yine ben geldim koparak düşlerinize... Merhaba |
| Bağlantı |
2007-05-06 09:45:46 - Merhaba |
| Yazan: huznunyuzueylul |
| YİNE ALACAKARANLIK ŞAFAĞINDA BİR GÜN DOĞUMUNUN SANCILARINA ŞAHİT OLMAK, YİNE MARTILARIN ACI ÇIĞLIKLARIYLA GÖZLERİMİ AÇMAK SABAHA, YİNE İYOT KOKUSUNU SOLUMAK DERİN DERİN, SOLUKSUZ ALIRCASINA, YİNE BALKONUMDAKİ KIRLANGICIN YAVRUSUNA SÖYLEDİKLERİNİ DİNLEMEK, YİNE PAPATYALARA GÜLÜMSEMEK... VE SONRA YÜREĞİMİN TÜM COŞKUSUYLA GELİP, PENCERENİZDEN SİZE MERHABA DEMEK... IŞIL IŞIL BİR İZMİR SABAHINDAN KİRPİKLERİNİZE İNMEK BİR ÇİĞ TANESİ SERİNLİĞİNDE...MERHABA |
| Bağlantı |
2007-04-28 07:51:22 - merhaba |
| Yazan: huznunyuzueylul |
| Akşamdan kalma yıldızları toplayıp, sabah esintisiyle serptim yüreğinize, sevgi olsun, umut olsun, huzur olsun diye...Merhaba güzel bir İzmir sabahından sevgimle. |
| Bağlantı |
2007-04-24 18:11:35 - güzel anlatım |
| Yazan: desoyoz |
merhaba
Yazınız güzel...dostluk önemli..
paylaşımınız için teşekkür ederim |
| Bağlantı |
2007-04-21 07:50:19 - Eylül'den |
| Yazan: huznunyuzueylul |
| Balkonuma yuva yapan misafirim minik kırlangıç yine geldi ve sabah şarkılarıyla uyandırdı beni...Pırıl pırıl bir gökyüzü, gu gu sesleriyle güvercinler, haykırışlarıyla martılar, imbatın karıştığı iyot kokusu ve minik kırlangıcım...Bir de Hüznün Yüzü Eylül...Merhaba yüreğimdeki bahar sevinciyle size. |
| Bağlantı |
2007-03-29 13:38:38 - Dost, söylemesi kolay... peki olması!!! |
| Yazan: GloomFace |
Nerdesinnn
yine yoksunnn
|
| Bağlantı |
2007-03-28 22:26:44 - slm |
| Yazan: beyazatliprens |
bir col firtinasinin ortasinda kumdan kaleler dikiyoruz hergun.kalelerimizin kurdugumuz anda yikilacagini bile bile.hergun bastan yine ve yeniden.inatla dikiyoruz kalelerimizi hergun.varsin yikilsinlar biz yine dikelim.ve incecik saplariyla deli ruzgarlara direnen al gelincikler hediye edelim dostlara ozel
gunlerinde.ve bir gun neden olmasin diyelim... |
| Bağlantı |
2007-03-26 17:00:14 - DosTLuK |
| Yazan: MeRVe GüRaY |
Benim Böyle Bir Dostum Var Sayın Biraztebessüm.
Sorum Sizin Böyle Bir Dostunuz Var mı
;)
Seni Seviyorum.... |
| Bağlantı |
2007-03-24 00:07:50 - * |
| Yazan: fezawww |
Hiçbir şeyi kendisi kadar sevmeyen insan, sevdiği varlıkla, kendi kendisiyle başbaşa kalmaktan çok hiçbir şeyden korkmaz. Herşeyi kendi için arar, ama en çok kendinden kaçar. Kendini bulmak istemez. Çünkü kendini iyice görebildiği zaman, istediği gibi olmadığını anlar, içinde müthiş bir zavallılık, hiçbir zaman dolduramayacağı uçurumlar, boşluklar bulur.
|
| Bağlantı |
2007-03-09 15:23:06 - s.a |
| Yazan: şafak 68 |
Mrb "biraz tebessüm"! Hayırlı cum'alar! Umarım iyisindir ve her şey yoluna gidiyordur. Sanırım yazı size ait. Güzel bi yazı, tebrik ve teşekkür ederim. Cevap veriyorum benim dostum oldu. Hem de sizin sıraladığınız nitelikleri tam anlamıyla taşıyan sadece bir değil değil bikaç dostum oldu. Hala da dostlarım kendileri. Sağ olsunlar asker olacağında bile beni yalnız bırakmayıp her türlü desteği sağlıyolar. Onlar gerçekten iyi birer dostlar. Ve ben de onlara onların bana yakın olduğu kadar yakınım. Hatta o kadar yakınım ki aramızda hiç mesafe yok. İçi içeyiz adeta. Her zaman ve her yerde. İyi günde, kötü günde. Umarım bu dostane ilişkilerimiz her dem taze kalır. Hayat bu, belli mi olur. Büyük konuşmamak lazım. Olur da bir gün bozulursa aramız yine de hatıramda onlar kalacak yine. Hiç birimiz dost olmayı denemedik, dost olmaya çalışmadık ama dost olmayı başardık. Allah bozmasın inş. İnsanın dostlarının olması ne güzel. Ama daha da güzeli dost kalabilmek. Her şeye rağmen, hayat ve kadere inat, ilk günkünden çok daha fazla dost olabilmek en güzeli. Ve paylaşmak. Sınırsız paylaşmak. Tüm detaylarıyla, korkmadan, çekinmeden dökmek içini. Teselli aramak, akıl danışmak ve yardım istemek. Kayıtsız, şartsız, sıkılmadan, çekinmeden menfaatsizce. İşte böyle bi şey dostluk, dostlar da böyle kimseler. Başa taç edilesiceler, uğrunda ölünesiceler...
Yunus Emre' nin bir beyiti var dortlukla ilgili. Gerçi din dostlarına yazılmış bi beyit. Hatta Allah aşkını da anlatıyo. Şöyle:
"Dostum alem senünçün ger olur düşmen mana
Gam değül zira yetersen dost ancak sen mana"
Yani: Tüm dünya seninle dost oldum diye bana düşman olsa da dert etmem çünkü bana dost olarak sen yetersin.
Birilerinin dostu, birilerine de dost kalabilmeniz dileğiyle... Zatınıza ve dostlarınıza hoşça bakın. Hakk'a emanet olun... (duryolcu)
|
| Bağlantı |
2007-03-04 20:04:32 - DOST A |
| Yazan: sessizlikbozulmali |
Bak şu tepenin ardına dostum,
Güneş doğacak birazdan gülümseyerek.
Çekip gidecek gece,tüm kasvetini alarak,
Yeni bir gün yeni bir umutsabahı başlıyacak.
Sil gözünün yaşını,pes etme hayatın yokuşuna,
Koş kırlara...kelebeklerle yarış kim tutarki seni?
Kader deyip bağlama kollarını böğrüne,kelepçenmi var?
Gülümse kendine ,gülümse herkese güneş kıskansın!
Bastığın toprak gururlansın!attığın adımlardan,
Şiirler yaz gözlerinle,gökyüzünün derinliklerine.
Dudaklarında çiğdemler açsın,tatlı sözlerinle,
Hayat devam ediyor...küsmek çare değilki derdine.
Çek ipini kederlerinin! mutluluk darağacında sallandır!
Sevvvv,sevilll...gönül limitinin alabildiği kadar,
Dün yok,yarın belki,!bugününü yaşa bence;
Göreceksinki o zaman,asırlar sığacak her anına.
|
| Bağlantı |
2007-03-01 20:48:58 - ...... |
| Yazan: barkhun |
bu hayatın senaryosunu sanki baştan bilircesine hiç bir arkadaşıma dost olacak kadar yakın olamadım. bunun en büyük sebeplerinden biri ise bir şehirde en fazla 4 veya 5 yıl kalmamdı. şimdi düşünüyorum en uzun nerde yaşadım diye; 3 kez ayrıkıp geri döndüğüm istanbul da. tek dostum yalnızlığım oldu desem belki sıradan gelebilir. ama tek dostum yanlızlşığım oldu. duygularımı gizli yaşayan birisi olarak en iyiside buydu.
|
| Bağlantı |
2007-02-24 20:51:28 - sessizlik bozulmali |
| Yazan: sessizlik bozulmali |
sen mükemmelsin herzaman bitanem seni çok sefiyom
zuzummmmmmmmmmmm benim makbulen senle çok mutlu unutma olarmı
yüreğine sağlık benim dostum oldu:=) |
| Bağlantı |
|
Hakkımda
kısa bir öyküdür hayat uğruna upuzun acılar çektiğimiz, kısa bir türküdür; birkez daha söylemek için delirdiğimiz...
|